Anasayfa / Amazon Papağanı / Amazon Papağanları

Amazon Papağanları

Amazon papağanları yaklaşık olarak 30 – 32 türü ile Amerika Kıtası papağan grupları içinde en büyüklerinden birini oluşturur. Genel yaşam alanları, Güney Amerika tropik ormanlarından, Gran Chaco kuru savanlarına, Meksika’nın yüksek bölgelerine ve Karibik adalarının dağlık ormanlarına kadar uzanır. Kuzeye doğru bakıldığında, bu alan Amerika ve Meksika sınır bölgesinde kalırken, güneyde ise Arjantin ve Uruguay iç bölgelerine kadar uzanır.

Hepsi orta ve iri boyda yapılı, ama ucu geniş biten kuyruklu ve kuvvetli bir gaga yapısına sahip papağanlardır. Ana renkleri her ne kadar yeşil olsa da bazılarında kafa, kanat veya kuyruk kısımlarında kırmızı, sarı, mavi, gri ya da kavuniçi tonlarda değişik renk çeşitleri olabiliyor. Ana renklerinin yeşil olması doğal ortamları olan ormanlık bölgelerde rahatlıkla korunabilme içindir. Amazonlar uçucu olmaktan çok tırmanıcı türlerdir. Bu yetenekleri çok gelişmiştir.

Genel anatomik yapıları her ne kadar “asıl papağanlar” adı altında tanımlansa da “Eski Dünya(Afrika)” papağanlarına fazlaca benzetilir. Bazen Poicephalus grubu papağanları ilk bakışta Amazon Papağanları sanabilirsiniz. Buna rağmen Amazonlar yüzyıllardır kendi başına bir papağan grubu sayılmaktadır. Tercih edilen evciller olarak bilinmektedir. Genel de papağanlardan fazlaca anlamayan veya onları tanımayan ama ara, gri papağan kavramlarını bilenlerin dahi bu türü tanıdığını görürsünüz. Yani bunlar tabir yerinde ise yeşiller olarak geçerler.

Amazonlarda, bir çok türü maalesef nesli tükenmiş olarak kabul edilen papağan grupları içine dâhil etmişlerdir. Nesli tükenmiş olanlar yaşam alanları adalar olarak sınırlı türlerdir. Yaşam bölgeleri yıkılıp daraldıkça ve bunların yenilenme imkânı olmadığından bu türlerinde nesillerini sürdürme şansları kaybolmaktadır. Yalnız Güney Amerika kıtasında yayılmış olanlarda  da artık nesillerin eskisine oranla daha az geliştiği tespit edilmeye başlanmıştır. Yani orada mevcut sayılarında epeyi bir düşüş olmuştur. Bunlara sebep, insanların yerleşim alanlarını işgal edip doğal dengeyi bozması olarak gösterilir. Amazonlar geniş ormanlık alanlara ihtiyaç duyan türlerdir. İnsan eli değmesi ile değişime giren ormanlarda ise gıda sıkıntısı olmuştur. Buna ek olarak da yuva kurma sorunu yaşarlar. Elbette bunlar tek sebep değildir. Başlıca sayılan nedenler için de, en çok göze çarpanı ise bunların yakalanıp modern dünyaya gönderilmesi vardır. Mesela 1984 ve 1987 yılları arasında sadece Almanya ya 25.000 adet mavi alınlı Amazon Papağanı gönderilmiştir. Yapılan o kadar denetim ve kontrol bile bunun önüne geçmeyi başaramamıştır. Sadece St. Lucia bölgesinde yaşayan mavi maskeli amazon papağanları 1980’li yıllarda yakalanıp yurt dışına kaçak yollarla gönderilmeye başlanmıştır. Bu dönemden bu yana böyle nadir bulunan bir türün fiyatları da sürekli artış göstermiştir.

Amazonlarında kaderinde bir çok papağan türü gibi tarla ve ekim alanları açısından zararlılar olarak görülmekte olduğundan yerli halk onları avlamaktadır. Buna ek olarak bazı bölgelerde besin maddesi sayılırlar. Yine bazı yörelerde tüyleri özel törenlerde de kullanıldığından avlanırlar. Mevcut sayıları artık o denli gerilemektedir ki; doğal afetlerde  bile  bazı türlerin nesli tükeniyor. Kural gereği her 15 yılda bir yaşam alanlarında büyük hasarlara yol açan doğal fırtına ve hortumlar meydana gelir. Bölgeyi yıkama uğratır. Buna en basit örnek 18 eylül 1989 da Porto Rico’nun Kuzey kıyılarında büyük yıkımlara yol açan Hugo Fırtınasıdır. Fırtına sonrasında nadir bulunan Porto Rico amazınlarının sayısı 23 serbest yaşayan olarak belirlenmiştir. Buna benzer hasarları 1979 yılında David fırtınası da yaşanmıştır.

Amazonların her türü ile ilgili bilgiler vermenin mümkün olmaması nedeniyle en belirgin olan mavi alınlı türün özellikleri verilmiştir. Diğer bir çok türde de burada bahsi geçen özellikler görülmektedir.

Doğal Ortamlarında Beslenme Şekilleri

Amazonların ana besinleri yaşam alanları içinde mevcut değişik bitki çeşitlerinden oluşmaktadır. Bunu yanı sıra çevrede ve yakın meyve ekim alanlarında büyük zararlılar olarak kabul edilirler. Besinlerini yüksek ağaç tepelerinde ararlar. Burada da tercihleri değişik  türde palmiye ağaçları olur. Palmiye meyvelerini olgunlaşma evreleri içinde değişik dönemlerde  tüketirler. Yemek arayışında onları çok nadir olarak tek görürsünüz. Ya eşli ya da en az 6 – 8 eşten oluşan gruplar halinde yemlenirler. Geniş meyve ekim alanlarında (Özellikle portakal) besinlerin çok olmasın dolayı bazen 5000 adetten oluşan  amazon papağan sürüsü görmek ender bir durum sayılmaz. Yem arayışına sabah ve akşam olmak üzere 2 kere çıkarlar. Arada kalan saatlerde yüksek ağaç tepelerinde saklanıp uyur ve dinlenirler. Ağırlık, besinleri bölgede mevcut ağaç meyvelerinden oluşur. Amazonlarda değişik tohumlar ve çiçeklerden de yerler. Amazonları yerde yem ararken görmek ise çok mümkün değildir. Yere daha çok su ve topraktan belli mineralleri karşılayabilmek amacı ile inen türlerdir. Büyük oranda meyve tükettikleri içinde Amazonlar daha az susar. Su alımları da diğer papağanlara göre çok daha azdır.

Doğal Ortamda Üremeleri

Kuluçka dönemleri birazda yaşam alanlarına göre değişir. Bazılarında ekim zamanında bazılarında ise aralık – ocak da görülür. Ağaçların veya kayaların oyuklarını yuva yapmak ama ile amazonlar sıkça kullanırlar. Kendileri yapmaktansa mevcut oyukları seçerler. Bu oyuklar erkek tarafından biraz daha yontulup uygun hale getirilir. Yuva için malzemesi kullanmazlar. Erkek yuva ağzında yarı açık kanatlarla durur ve yuvayı korur. Dişi de 1 – 5 sayı arasında yumurta yapar. Bunların üzerinde tek başına kuluçkaya yatar. Yalnız erkeğin yuva dışında ki bu duruşu aynı zamanda yuvayı yağmurdan korumak olarak da kabul edilmektedir.

Yumurtalar arasında 2 gün olur. Dişi kuluçkaya 2. Yumurtadan sonra yatmaya başlar. Yuvayı sadece dışkılamak ve yiyecek aramak için terk eder bunun dışında kuluçkada yatar. Kuluçka süresi ise 25 – 28 gün arası olarak değişir.

Yavrular 3 haftalarında hafifçe uçmaya başlarlar. Tam anlamıyla tüylenmeye başladığında yani yaklaşık 50 günlük olduklarında ilk defa yuvadan çıkarlar. Tırmanma yetenekleri bu dönemde  epeyi bir gelişmiş olur. Kısa sürede de anne ve babanın becerisine ulaşır. Baba onları beslemeyi yaklaşık olarak 3. Haftada keser. Ama eğer yavru çok yalvarıyorsa ara ara gene yem verdiği de olur. Ama 4. Haftaya girdiklerinde yavruların bu iyimserliği de kalmaz. Yavruların böyle bir talebine  tehditkâr  şekilde cevap verir.  Anne ise onları tam olarak kendi başlarına beslenmeye geçene kadar ağızlarından beslemeye devam eder. Tek ayaküstünde dinlenme, uyuma ve tek ayakları ile yemi tutup yeme becerilerini ise ancak 70 günlük olduğunda kazanırlar. Yuvada kaldıkları süre boyunca anne ve babaları tarafından beslenirler. Yuva kenarlarını yarı öğrenme yarı oyun amaçlı kemirmeye başlarlar.

Yuvadan çıktıklarında ise anne ve baba tarafından beslenmeleri kesilir. Bu dönemlerde  kendilerini beslemeyi önce bitki ve meyveleri tüketmeyi (anne ve baba onlara bunu öğretir birlikte yemlenerek) öğrenirler. Daha sonra ise yavaş yavaş  tohumları  ve kabuğu sert gıdaları yemeyi becerirler. Yani yaklaşık 14 haftalık olduklarında kendi başlarına yemlenmeyi öğrenmiş olurlar. 5 – 6 yaşına girdiklerinde ise cinsel erginliğe geçmiş yani ergin olmuş sayılırlar.

Doğal Yaşamda Davranış Şekilleri

Amazonlar hakkında yapılan araştırmalarda her ne kadar tek tek türler inceleme şansları olmadıysa da genel anlamda tüm türlerin birbiri ile özdeş davranış modelleri gösterdiği olmuştur. Bundan yola çıkarak elde edilen verilere göre, erişkin kuşları tüm sene boyunca eşli olarak gezerken görürsünüz. Amazonlarda birçok papağan türü gibi monogam yani tek eşlidir denebilir. Doğal yaşam alanlarında amazonları çok büyük gruplar halinde bir arada  görmek gayet normal bir durumdur. Hatta türler in sayılarının daha fazla olduğu dönemde tespit edilene göre, bir yem bölgesinde 30.000 çift kuş bir araya gelebiliyordu. Sürü bir biri ile gayet sorunsuz bir şekilde arada  yemlenip dinlenirler. Aynı sürü daha sonra ufak gruplara bölünerek uyuma alanlarına gitmek üzere birbirinden bağımsız ufak gruplardan oluşur. Eşlerin yanında bazen de 3 tane yavrunun da gezdiği görülür. Zaten bir önceki konuda amazonların yavrularına bir sonraki yavru dönemine kadar (Yani aylarca) baktığından bahsetmiştik.

Gün içinde en aktif olduklarısaatler, sabah tan yeri ağardıktan sonra saat 10.00 civarına kadar ve öğleden sonra saat 16.00’dan akşam karanlığı çöktükten uyuma alanlarına gidene kadar olan sürelerdir. Bu saatlerde günlük rutin uçuşlarını yaparlar. Yem bölgelerini arayışa girerler. Yine bu saatler en gürültücü oldukları dönemdir. Yem arayışı ve uçuşlar esnasında sık sık birbirlerine yüksek tonda seslenirler.

Doğal Ortamda Düşmanları

En büyük yuva düşmanı olarak o bölgede yaşayan ve bizlerde ki serçeleri andıran bilimsel adı Mimus Polyglottos olan kuş türü ve onun alt türleridir. Bunlar amazonların yuvalarına ciddi anlamda zarar verdiğinde buda sayılarının azalmasına yol açan etkenlerden bir tanesi olarak görülür. Buna ek olarak amazonlarla da beslenen yılanlar, kertenkeleler, fareler ve yırtıcı kuşlar vardır. Bunlarda amazonların doğal hayattaki düşmanlarıdır. Yuvaları bozar. Daha yeni yetişme döneminde olan veya yumurtadan yeni çıkmış olan yavruları yerler. Birde son yıllarda Güney Amerika da yaygınlaşan arı türleri de amazonlar açısından büyük tehdit oluşturmaktadır.

Evcil Olarak Amazonlar

Amazonlar sık sık evlerde beslenen papağanlar arasında rastlanılan türlerdendir. Hatta doğal ortamlarında bile yavru kuşlar yuvalarından alınıp evlerde evcil olarak severek beslenir.

Kuzey Amerika ve Avrupa’da ise gri papağandan sonra gelen evcil papağan türü olarak kabul edilir. Burada en çok tercih edilen amazon türler arasında mavi alınlı amazon, sarı alınlı amazon, kral amazonu, Meale Amazonu, Venezuella amazonu, Sarı yanaklı amazon, Beyaz alınlı amazon bulunmaktadır.

Her türde olduğu gibi amazonlarında evcil beslenmede mutlaka eşli bakılması gerekir. Onların da kendilerine göre her türde olduğu gibi tercihleri vardır. Bakımı sanıldığı kadar kolay değildir. Genelde dayanıklı ve kolay hastalanmayan kuşlar olarak bilinse de özellikle ısı değişimi ve hava akımında çabuk ölme riskleri vardır. Eğer ki yavruluk döneminde alınmamışlarsa evcilleşmeleri bazen epeyi bir süre alacaktır. Ama alıştıktan sonra insana gayet yakın ve dost olan papağanlardır. Onları kafeste veya ufak tipte evlerde beslemek özellikle de tırmanıcı papağanlar için çokta mutluluk verici ve doğru sayılan bir bakım şekli değildir. Amazonların özellikle doğal yaşam şekillerini düşünecek olursak geniş alanlara ihtiyacı vardır. Yalnız ilginç olan bir noktada şudur ki amazonlar diğer birçok papağan cinsinde olduğu gibi kötü veya yanlış bakım koşullarında dahi kolaylıkla tüy yolma veya kendine zarar verme eğilimine girmezler.

Erginliğe geçiş ve cinsel erginliğin başlama dönemi olarak kabul edilen 3 – 6 yaş arası dönemlerinde amazonların alışılmış davranışları değişim gösterme ye başlar. Bunların başında, sahiplerini en çok çaresizliğe sokan davranışlar aşırı agresiflik(o güne kadar en çok sevdiği kişi veya kişilere karşıbile) çığlık atmalar ve bağırmalar vardır. Bu davranışlar her gün azalacağına artarak sürer.

Amazon uzmanları John und Pat Stoodley bu sebepten; özellikle amazon besleyen çocuklu ailelere, çocuklarını bir amazonla kontrolsüz asla yalnız bırakmamalarını önerir. Eğer ki bu amazon kafes dışında kalmaya alışıksa ve oda içinde serbest dolaşıyorsa dikkat derecesini artırmalarını tavsiye ediyorlar.

Amazonlar kafeslerini fazlasıyla koruma altına alır. Buna gelen her müdahalede kuvvetli gagaları ile can yakıcı şekilde en sevdikleri bakıcılarını bile ısırmaktan kaçınmazlar. Amazonu iyi eğitemeyecekseniz, bu tip  bir dönemde kontrolü iyi yapamayacaksanız, asla amazon türünü seçmeyin diyorlar. Burada bahsettikleri eğitim de amazon komut üzerine uzatılan tüneğe veya kola gelebilmelidir. Yine komut üzerine gerektiğinde kafesine sorunsuz girebilmelidir. Bu tip bir eğitim tecrübe gerektirdiği kadar düzenli egzersiz ve uzun süreli bi uğraş ister.

Evde serbest dolaştıklarında özellikle dolap arkası gibi kuytu köşelere dikkat edilmesi gereken noktalardır. Zira buraları yuva amaçlı tercih etme dürtüleri fazlasıyla gelişmiştir. Kızıştıkları dönemlerde ise bu ihtiyaçlarını eşyalarda veya bakıcılarının kollarında bile giderirler. İşte bu nedenle çocuklarla ilişkilerine dikkat etmekte fayda vardır.

Bunun dışında amazonlar öğrenme yetenekleri , göz alıcı renkleri ve konuşma kabiliyetleri gelişmiş türlerdir. Bir de uzun yıllar eşsiz yaşamış olsalar bile uygun bir eşle kolayca üreyebilme özellikleri de vardır. Gayet güzel konuşan ve insana alışık olan amazon kendisine uygun eşi bulduğunda eşleşir. Dişi ve erkeği ise görünüşlerinden ayırmak genelde imkânsız olur. Bu nedenle endoskopi veya DNA testi bu tip bir karar için şarttır. Amazonlarda da eşcinsel eğilimler olduğundan bazen aynı cinsler bir araya geldiğinde farklı cinslermiş gibi davranış sergilerler.

Bir amazon, konuşmayı öğrenmek istemediği sürece hangi yöntemi denerseniz deneyin bunu malesef başarma şansınız yoktur. Bu seçilen tür isterse konuşma düzeyi en yüksek sarı başlı amazon olsun bu kural değişmez. Çok oyuncu ve hareketli türler olmalarının yanı sıra epeyi de gürültücü türlerdir. Geniş alan ihtiyaçları nedeniyle genelde geniş dış veya iç salmalarda bakılmaları tavsiye edilir. Özellikle Gri Papağanlar kadar kemirgen bir tür olmasalar  bile onlarında bu yönde eğilimleri ev ortamlarına zarar verebilecek boyutta olabilir. O yüzden sık sık taze dal vermekte fayda vardır. Diğer konuda bahsetmiştik amazonlar sabahları  belli bir saatte ve akşamüstleri belli bir saatte aktif olan kuşlardır diye. Ev hayatında da bu kural değişmeyecektir. Zira bu onların doğasında olan bir durumdur. Günün bu saatler dışında kalan zamanını da şaşılacak şekilde sessiz ve sakin geçirirler. Yalnız aktif oldukları bu sürede aşırı derecede gürültü de yaparlar. Örneğin; son ses açılmış bir müziği rahatlıkla bastırabilecek kadar sesleri çıkar. Bu sesler yaklaşık olarak 10 – 15 dakika kadar rahatsız edici boyutta devam eder. Sonra kısa bir dinlenmeye geçer. O esnada eğer ki kafes dışına bırakılmışsa, aynı sesli çığlıklara aşırı canlı hareketler de eklenerek bir 20 dakika daha devam ederler. Sonrasında ama yine dinlenmeye geçerler ve bu arada da tırmanmaya ve oyun oynamaya, yemek yemeye başlarlar.

Kısacası bir amazonla canınız çok fazla sıkılmaz yeter ki amazon almadan önce gereken bilgileri toplayıp ona ne şekilde bakmanız gerektiğini bilin.

Amazon Papağanı Türleri

  • Amazona Collaria
  • Amazona  Leucocephala
  • Amazona Ventralis
  • Amazona Albifrons
  • AmazonaXantholora
  • Amazona Agilis
  • Amazona Vittata
  • Amazona Tucumana
  • Amazona Pretrei
  • Amazona Viridigenalis
  • Amazona Finschi
  • Amazona Autumnalis
  • Amazona Brasiliensis
  • Amazona Dufresniana
  • Amazona Rhodocorytha
  • Amazona Festiva
  • Amazona Xanthops
  • Amazona Barbadensis
  • Amazona Aestiva
  • Amazona Auropalliata
  • Amazona Ochrocephala
  • Amazona Oratrix
  • Amazona Amazonica
  • Amazona Mercenaria
  • Amazona Kawalli
  • Amazona Farinosa
  • Amazona Vinacea
  • Amazona Versicolor
  • Amazona Arausiaca
  • Amazona Guildingii
  • Amazona İmperialis

Ayrıca Kontrol Edin

Eklektus Papağanı Bakımı ve Beslenme Şekilleri

Eclectus Papağanı Bakımı

Eclectus(Eklektus) Papağanı Evcil Olarak Bakımı Eclectus papağanı almaya kara vermeden önce, ilk yapmanız gereken bu …

Hayvanlar Nasıl Yaratılmıştır

Hayvanlar Nasıl Yaratılmıştır?

Dinsel Açıdan Hayvanın Yaratılması Hayvan yaratılışı konusunda dini ve bilimsel teoriler bulunmaktadır. Dini açıdan bakıldığında …

3 Yorumlar

  1. Jako papağanımı amazon papağanı ile takas yaptım amazon papağanım bana alışamadı bir türlü acaba yaşı geçtiğinden dolayı mı bunu yapıyor. Isırmalarını veya çirkin ses çıkarmalarını saymıyorum

  2. bu papağanlardan almak istiyorum ama çok pahalı acaba elimde değerli birşeyim olsa onunla takas yapan olur mu ?

  3. Papağanlar çok güzel hayvanlar imkanım olsa bir tane alıp hayatının sonuna kadar ona bakmak isterim ama maddi ve mekan olarak sıkıntılıyım akvaryum kurdum ona bakıyorum onunla oyalanıyorum hayvanları çok severim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.